Anlaşmalı Kurumlar

Anket

Bülten

Dilek & Şikayet

Polikliniklerimiz  

  • ACİL SERVİS
    ACİL SERVİS

    Elazığ Hayat Hastanesi acil servisi deneyimli ve dinamik bir kadro ile 24 saat kesintisiz görev yapmaktadır.

    Gündüz hastanede mevcut tüm branşlar tarafından desteklenen acil servis, gece de hastane içinde kendi birimlerinde nöbet tutan anestezi, kardiyoloji, kalp-damar cerrahisi, jinekoloji, çocuk hastalıkları ve radyoloji uzmanları tarafından desteklenmektedir. Diğer branşlarda ise nöbet tutan hekimlerimiz acil servisten çağrıldıkları zaman çok kısa bir süre içinde acil konsültasyona cevap vermektedir.

    Modern tıbbi cihazlar ile donatılmış olan acil serviste, yatak başı monitörleri olan 6 kişilik bir müşahede odası bulunmakta, hastaların ilk tedavi ve gözlemleri burada yapılmaktadır. Bunun dışında bir travma odası, bir resüssitasyon odası, bir küçük müdahale odası ve bir muayene odası bulunmaktadır.

    Acil serviste her türlü tahlil ve radyolojik tetkik, 24 saat boyunca en hızlı şekilde yapılmaktadır. Hastanemizin yoğun bakım ünitesi ve ameliyathanelerinin acil servisten kolay erişilebilir bir konumda olması her branştan acil hastayı kolaylıkla kabul ve tedavi etme olanağı sağlamaktadır.

     

     

    ANESTEZİ VE REANİMASYON
    ANESTEZİ VE REANİMASYON

    Anestezi uzmanları ameliyathane ekibinin en önemli parçası, hatta gizli kahramanlarıdır. Çünkü hastaya anestezi verilmeden ameliyatın başlaması mümkün değildir. Hastanın ameliyat sırasında ağrı duymasını engellemek için kullanılan ilaçlar, anestezi ve reanimasyon hekimi tarafından belirlenerek uygulanır. Anestezinin insan vücudu üzerindeki bazı olumsuz etkilerini en aza indirmek ve hastanın ameliyattan sonra hayati işlevleri etkilenmeden uyanmasını sağlamak da yine anestezi hekiminin en önemli sorumluluğudur.

    Yaşamsal fonksiyonlarda bir değişiklik olmaksızın geçici bilinç kaybı ve refleks aktivitede azalma hali genel anestezi olarak adlandırılmaktadır. Genel anestezi uygulaması; bilinç kaybına yol açarak, hastanın ameliyat sırasındaki farkındalığını önler, ağrıyı ortadan kaldırarak hastaya ameliyat sırasında konfor sağlar ve refleks aktiviteyi baskılayıp kas gevşemesi sağlayarak cerrahi müdahalenin yapılmasını kolaylaştırır. Bu etkileriyle genel anestezinin amacı, uygun cerrahi koşullar sağlamaktır. Ancak bunun yanında hastanın ameliyat süresince sağlığını ve güvenliğini devam ettirmek de, anestezi hekiminin görevidir.

    Anestezi uygulaması tıp eğitimi üzerine anestezi ve reanimasyon uzmanlığı eğitimi yapmış olan doktorlar tarafından uygulanabilir. Anestezi hekimlerinin ameliyat boyunca yardımcılığını yapmak üzere eğitilmiş olan anestezi teknikerleri de anestezi ekibinin çok önemli bir parçasıdır.

     

    BESLENME VE DİYET
    BESLENME VE DİYET

    Beslenme; büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. Toplumda genellikle beslenme bir hastalık oluşması durumunda dikkat edilecek bir kavram olarak görülmektedir. Fakat yapılan araştırmalarda bireysel diyet ve sağlık uygulamalarının düzeltilmesi, önlenebilir hastalıkları, sakatlıkları ve erken ölümleri azaltmaktadır. Beslenme yetersizliği ve dengesizliği bazı hastalıkların oluşmasında doğrudan, bazılarında ise dolaylı nedendir. Bu yüzden Elazığ Hayat Hastanesi Beslenme ve Diyet Departmanı olarak beslenme ve diyet üzerine kapsamlı hastalıklarda bireye özgü diyet programları ve beslenme eğitimleri konularında hizmet verilmektedir.

    Günümüzde birçok hastalığın önlenmesinde, tedavisi sırasında ve hastalık sonrasında hastanın beslenme durumunun saptanarak, kişiye özgü, yeterli ve dengeli beslenme programları ile takip edilmesi gerekmektedir.

     

    BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ
    BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ

    Toplumda yaygın olarak görülen beyin hastalıklarında başarı için tam donanımlı bir merkez, ekip yaklaşımı ve multidisipliner tedavi anlayışı çok önemlidir. Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi her geçen gün tıp teknolojisindeki yenilikler ile hızla gelişmekte ve buna paralel olarak teşhis ve tedavide daha başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

    Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nde verilen hizmetler

    Beyin Damar Hastalıkları

    Beyin damar hastalıklarının tedavisi için endovasküler yani girişimsel nöroradyoloji ve cerrahi (mikroşirürjikal) çalışma grubu bulunmaktadır. Tedavi metotları hastanın durumuna göre ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilmektedir.

    • Beyin Damarı Anevrizmaları: Beyin damarlarında baloncuk şeklinde ortaya çıkan, kanama ile ani kötüleşme ve hayati kayıplara sebep olabilen beyin damar hastalığıdır.
    • Arterio-Venöz Malformasyon: Atar ve toplardamarların beyinde bir yumak şeklinde izlendiği, kanamaya eğilimli bir damar hastalığıdır.
    • Karotis Stenozu: Şah damarının boyun veya beyin içerisindeki kısımlarının daralması ve tıkanmasıdır. Pıhtı oluşumu ile inme (felç) ortaya çıkar ve tedavinin saatler içerisinde yapılası gerekir.
    • Beyin Kanamaları: Beyin zarları veya beyin dokusu içerisine kan sızması durumudur.
    • Beyin Damar Tıkanıklığı: Beyin damarı tıkanıklığına bağlı olarak beyne giden kan akımının aniden kesintiye uğramasıdır. Bu tablo inme ya da felç olarak bilinmektedir ve hızla tedavi edilmelidir. Tıkanan damarın endovasküler yöntemlerle açılması, mikrocerrahi ile yeniden beyin kanlanmasının sağlanması ya da sıkışan beyin dokusunun rahatlatılması mümkün olabilmektedir.

    Beyin ve Omurilik Tümörleri

    Hem erişkinlerde hem de çocukluk çağı beyin ve sinir tümörlerinde mikrocerrahi ve endoskopik tekniklerle cerrahi girişim uygulanmaktadır. Hastalar beyin ve sinir cerrahı, radyasyon onkoloğu, tıbbi onkolog ve nöroradyologdan oluşan konsey tarafından değerlendirilir. Bazı tümörlerde uzun dönemli kemoterapi (ilaç tedavisi) ve/veya radyoterapi (ışın tedavisi) planlaması yapılır. Özellikle hipofiz tümörleri başta olmak üzere kafa kaidesi tümörlerinde de ameliyatlar cerrahi ekip içinde yer alan KBB uzmanının katılımı ile gerçekleştirilir.

    Omurga Hastalıkları

    Omurganın; kaza ve yaralanmalar gibi travmatik, omurilik kanalı daralması ve belde kayma gibi yaşlılık süreci ortaya çıkan ayrıca doğumsal hastalıklarında cerrahi girişim uygulanır. Bunun yanı sıra; bel ve boyun fıtığı gibi hastalıklar beyin ve sinir cerrahları tarafından tedavi edilir. Bel fıtığı, boyun fıtığı ve omurgaya yapılan sağlamlaştırma (enstrumentasyon) ameliyatlarının mikroşirürjikal ve endoskopik cerrahi yöntemlerle uygulandığı “Minimally invasive spine center”da ayrıca rehabilitasyon hizmetleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümü ile birlikte planlanır. Minimal invaziv ağrı girişimleri yani ağrı için uygulanan ameliyat dışı girişimsel tedaviler de bu disiplin içerisinde sürdürülür.

    Çocukluk Çağı Beyin ve Sinir Hastalıkları (Pediatrik Nöroşirürji)

    Doğumsal ve sonradan kazanılan kafa ve omurga hastalıklarına cerrahi girişim uygulanır. Bunlar arasında tümörler, damar hastalıkları, kafa içinde beyin suyu toplanması olarak tanımlanan hidrosefali ve özellikle yenidoğan döneminde daha sık karşılaşılan “spinal disrafizm” yani bel açıklığı ağırlıklı olarak sayılabilir.

    Travmalar (Darp veya kaza sonucu beyin yaralanması)

    Kafa travması olan hastalara vakit kaybedilmeden acil girişimler uygulanmaktadır. Hastalar yoğun bakım ünitesi ile birlikte tedavi edilirler. Ayrıca eş zamanlı olarak fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilirler. Amaç hayati riskin ortadan kaldırılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. Çeşitli kazalara bağlı olarak gelişebilen her türlü travmanın (kafa travması, omurga travması vs.) hızlı tanı, teşhis ve bakımı acil servis ve yoğun bakım ünitesi ile birlikte 24 saat boyunca koordineli çalışan beyin, omurilik ve sinir cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilebilmektedir.

    Fonksiyonel Hastalıkların Tedavisi

    Parkinson ve benzeri istemsiz hareket bozuklukları gibi yaşam kalitesini düşüren hastalıklarda, özellikle beyin pili uygulaması yapılır. Doğumsal nedenlerle ya da ağır kafa travması sonucu sonradan ortaya çıkan spastisitenin tedavisi “selektif dorsal rizotomi” ya da “baklofen pompası yerleştirilmesi” ameliyatları ile gerçekleştirilir. İlaç tedavisi ile başarı sağlanamayan epilepsi yani sara hastalığı durumlarında epilepsi cerrahisi ameliyatları planlanır. Tüm fonksiyonel hastalıklar için cerrahi tedavinin gerekliliği ya da faydalı olup olmayacağı konusunda nörolog, psikiyatrist ve fizik tedavi uzmanlarının katılımı ile oluşturulmuş olan çalışma grubu gerekli değerlendirmeleri yaparak karar verir.

    İleri teknoloji sistemler sayesinde ameliyat riskleri minimuma iniyor

    Nöronavigasyon: Beyin, omurilik ve sinir cerrahisinde ameliyatlar 3 boyutlu görüntüleme imkanı sağlayan nöronavigasyon sistemi ile yapılmaktadır. Bu yöntem beyin tümörleri, beyin tümör biyopsisi,  omurga ve omurilik cerrahisi ile Parkinson cerrahisinde kullanılmaktadır. Bu sistem içerisinde hastanın ameliyat öncesi veya ameliyat esnasında alınan görüntülerinin, cerrahi sırasında kullanılmasına “nöronavigasyon” adı verilir.  Bu yöntemde, ameliyat öncesinde hastanın MR'ı çekilir ve nöronavigasyon cihazına aktarılır. Hastanın MR'ından elde edilen anatomik ya da fizyolojik görüntü ameliyat esnasında kullanılabilir.  Böylece ameliyat esnasında gerçek zamanlı nöronavigasyonla hastanın beynindeki ya da omuriliğindeki çeşitli risk bölgeleri görülebilir ve ona göre planlama yapılır. Beyin ve omurgada hedeflenen alana yüksek doğruluk derecesiyle yaklaşım sağlayan bu teknoloji, operasyon sırasında sağlıklı dokuda oluşabilecek zararı en aza indirmektedir.

    Nöromonitorizasyon: Beynin hassas bölgesine yerleşmiş tümörlerde, anevrizma veya AVM cerrahisinde, omurilik tümörlerinde ve skolyoz gibi hassas omurga cerrahisinde nöroloji doktoru tarafından hasta uyutulduktan sonra ameliyat öncesi hastanın yüzüne, kol ve bacaklarına yerleştirilen elektrotlardan ameliyat boyunca sinyal alınır. Sinyalde düşme olduğunda hassas bölgede olduğu uyarısı verilerek cerrah bilgilendirilir. Bu sayede ameliyat sonrasında oluşabilecek yüz, kol ya da bacak felci riski büyük oranda azaltılır.

    İntraoperatif ultrasonografi: Ameliyat esnasında radyoloji uzman doktoru tarafından ultrason cihazı kullanılarak beyin veya omurilik tümörünün yeri ve ne kadar çıkartıldığı kontrol edilir. Özellikle beyin ve omurilik dokusundan zor ayırt edilen tümörlerin tamamının çıkmasına olanak sağlar.

    Endoskopi: Özellikle hipofiz, ventrikül içi tümörleri ve hidrosefali ameliyatlarında yol olarak dar koridorların kullanıldığı alanlarda küçük bir bölgeden geniş görüş açısı sağlar. Bunun yanı sıra bel fıtığı gibi sık görülen omurga problemlerinde mikrocerrahiye alternatif tedavi seçeneğidir.

    Gliolan Boyama Tekniği: Hastaya ameliyat öncesi tümörün farklı renkte gözükmesini sağlayan gliolan maddesi içirilir. Ameliyatta cerrahi mikroskobun özel filtresi ile normal beyin dokusuyla tümör dokusu farklı renklerde görülür. Bu yöntemle normal beyin dokusu hasarı en aza inerken, tümör çıkarımı maksimum seviyede olmakta, hastanın nörolojik kayıpla çıkma riski azalmaktadır.

    Uyanık kraniotomi: Konuşma merkezi veya  “motor alan” adı verilen kol ve bacak hareketlerinden sorumlu bölge tümörlerinin, hassas cerrahisinde hasta uyanık tutularak ameliyat edilmektedir. Bu sayede kişinin konuşma ve kol-bacak hareketleri ameliyat esnasında kontrol edilerek hasar oluşması engellenir. Bu yöntem ile ameliyat başarısı artmaktadır.

    İntraoperatif BT (O-Arm): Ameliyat sırasında bilgisayarlı tomografi çekilip, ameliyatta gelinen durum görüntülenebilmektedir. Özellikle omurga vidalama ameliyatlarında kullanılır. 3 boyutlu tomografi görüntüsü alabilen O- Arm teknolojisiyle gerçekleştirilen vidalama ameliyatlarında hata payının kalmadığı görülmektedir. Ameliyatın her aşamasında cerraha kritik bilgi verir, hastalığın tekrarlanma riski sıfırlanmış olur. Hasta bu sayede daha az radyasyona maruz kalır. Yöntem ameliyatın daha küçük kesilerle yapılmasına olanak verir. Bu avantajlarının yanı sıra enfeksiyon riskinin azalmasını sağlar.

  • ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI
    ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

    Elazığ Hayat Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği, oyun alanlarından balık figürlerine, akvaryumdan sallanan oyuncaklara kadar bir anaokulunu andıran görüntüsü ile hastanenin en renkli atmosferine sahip bölümüdür. Çocuklar, özel olarak yaptırılan akvaryumda balıkları seyrederek masalarda oyun oynayabilmekte ve sallanan oyuncaklarla eğlenebilmektedir. Çeşitli oyuncakların yanı sıra polikliniğin duvarları, tavanı hatta döşemeleri çocukları eğlendirecek detay ve renklerle süslüdür. 620 metrekarelik bir alanda hayata geçirilen poliklinikte, yalnız miniklerin değil, anne babaların da konforu düşünülmüştür. Bu amaçla bekleme salonu da yeni doğan ve diğerleri için ikiye ayrılmış durumdadır. Böylece alt değiştirme ve emzirme ayrı mekanlarda yapılabilmekte, hem çocuklar hem de anne babaları konforlu bir bekleme süresi geçirmektedir. Elazığ Hayat Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü, çok deneyimli uzmanlardan oluşan kadrosuyla, çocuklar için özel tasarlanmış ve ileri teknoloji ile donatılmış poliklinik, yataklı servis ve yoğun bakım alanlarında, tanı ve tedaviye yönelik her türlü hizmeti vermektedir.

    Bölümde, Intrauterin (anne karnındaki) hayattan itibaren izlenmeye başlanan bebekler, doğum sonrası mental-motor gelişim, beslenme, aşı ve koruyucu hekimlik programları ile takip edilmektedir. İstanbul Elazığ Hayat Hastanesi trafik açısından çok kolay ulaşılabilen konumu ve 24 saat hizmet veren Çocuk Acil Servisi ile büyük bir ihtiyacı karşılamaktadır.

    Çocuk Cerrahisi Ünitesi

    Bölümde, bebeklik döneminden ergenlik dönemine kadar (0-16 yaş) çocuklarla ilgili tüm cerrahi işlemler yapılmaktadır. Kalp dışı göğüs cerrahisi, onkolojik cerrahi, sindirim sistemi cerrahisi, çocuk endokrin cerrahisi, çocuk jinekolojisi, tanısal ve girişimsel endoskopik uygulamalar, laparoskopik ve torakoskopik cerrahi girişimler ve travma cerrahisi, çocuk cerrahisinin uğraş alanlarıdır. Ayrıca çocuklarda çeşitli nedenlere bağlı organ yetmezliği durumlarında karaciğer, böbrek ve ince barsak transplantasyonu gerçekleştirilmektedir. Bu işlemler yapılırken, güvenilir anestezi ilaçlarının kullanımı ve gelişmiş teknolojinin yakından takibi, Elazığ Hayat Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nün başarısını artırmaktadır.

    Çocuk Endokrinoloji Ünitesi

    Çocuk Endokrinoloji Ünitesi'nde, çocuklarda büyüme bozukluklarının ve hormonların fazla veya eksik salgılanmasına bağlı olarak gelişen hastalıkların takip ve tedavileri yapılmaktadır. Çocuk Endokrinoloji alanında önemli bir referans merkezi olan Elazığ Hayat Hastanesi'nde; büyüme hormonu ölçümü, tiroit fonksiyonları, ergenlik, böbrek üstü bezi fonksiyonları, şeker metabolizması ve erbezleri fonksiyonu değerlendirilmesi, idrar yoğunlaştırıcı hormon etkisi ölçümü, kortizol fazlalığı, büyüme hormonunun etkisi, cinsiyet belirleme gibi testler yapılmaktadır.

    Çocuk Kardiyoloji Ünitesi

    Bölümde, anne karnında kalp hastalığı tanısı başarılı bir şekilde konularak, doğumsal kalp hastalıklarının bebek henüz anne karnındayken ortaya çıkarılması mümkün olmaktadır.

    Yeni doğmuş bebeklerin kalbi ekokardiografi yöntemi ile incelenebilmekte, anne karnındaki bebeklerin de kulakla duyulamayacak dalga boyundaki ses dalgaları sayesinde, “fetal ekokardiografi” ile kalp sağlığı değerlendirilebilmektedir. Hastanemiz bu yöntemi 2001 yılından beri kullanmaktadır. Tecrübeli uzmanların elinde bu yöntemin hiçbir yan etkisi olmadığı kabul edilmiştir. Ünitemizde fetal ekokardiyografi dışında 0-16 yaşlar arasındaki çocuklarda aşağıdaki tetkikler yapılabilmektedir:

    • 12 kanal yüzey EKG.
    • Holter monitorizasyon: Ritim bozukluklarını tespit etmek için uygulanan 24 saatlik ambulatuvar (hastaneye yatırılmadan ayaktan yapılan) EKG
    • Event Recorder: Aritmi sırasında kayıt yapan bu cihaz da ritim bozukluklarının tespitinde kullanılmaktadır.
    • Tilt-table testi: Çocuklarda baygınlık nedenlerini araştırmada kullanılır.
    • 2 boyutlu dopler ve renkli dopler ekokardiyografi: Kalbin yapısını, kalbi besleyen damarları, kalp duvarlarındaki delikleri incelemek için kullanılır. Ayrıca kalbin ve kalp kapaklarının fonksiyonlarını değerlendirmeye yarar.
    • Kalp kateterizasyonu (anjiyografi).
    • Girişimsel Kardiyoloji: Ameliyat gerektiren bazı kalp hastalıklarının ameliyata gerek kalmadan kalp kateteri ile düzeltilmesi.

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ünitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ünitesi'nde, çocukların ruhsal davranış ve gelişimleri değerlendirilir. Bölümde, ailelere çocuklarının iç dünyasını keşfetme yolculuğunda destek olunarak, daha mutlu bireyler yetiştirmelerinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Çalışma konuları, bireysel psikoterapi, grup terapisi, oyun terapisi, aile terapisi, ilaç tedavisi, okullara eğitim danışmanlığı, çocukların ruhsal ve zihinsel yönden değerlendirmeleri ve topluma yönelik koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinden oluşur. Çocukların okul çağında yaşayacakları eğitimsel problemlerin ve başarısızlıkların değerlendirilmesi, dikkat bozukluğu, hiperaktivite, öğrenme güçlüğünden kaynaklanan problemlerin tespit ve tedavi edilmesi sağlanır.

    Çocuk Nörolojisi Ünitesi

    Çocuk Nörolojisi Ünitesinde; toplumuzda sık görülen öğrenme güçlüğü, ateşli ve ateşsiz havale, epilepsi (sara), dikkat dağınıklığı, gelişim geriliği, hiperaktivite, davranış bozukluğu, kas ve sinir hastalıkları, mental retardasyon (zeka geriliği) ve /veya multipl konjenital anomaliler tetkik ve tedavi edilmekte ve bölümümüz bu konularda referans merkezi olarak hizmet vermektedir. Ünitemizde serebral görüntüleme teknikleri, zeka testleri, video EKG, EMG, kas biyopsisi, sitogenetik ve moleküler tetkikler yapılabilmektedir.

    Çocuk Gastroenterolojisi Ünitesi

    Çocuk Gastroenteroloji Ünitesi'nde; değişik nedenlere bağlı karın ağrıları, yemeklerle ilişkili veya ilişkisiz karın ağrıları, uzun süren karın ağrıları, gaz, karın şişliği, yeme ve/veya yutma güçlüğü, kusma, kilo alamama, boy uzamasının durması veya gerilemesi, kansızlık tedavisine rağmen kansızlığın devam etmesi, sık, sulu, kanlı kaka yapma, zor dışkılama, kaka kaçırma, sarılık, karaciğer ve dalak büyümesi, mide kanamaları tetkik ve tedavi edilmektedir.

    Her türlü klasik ve modern tanı yöntemleri ünitemizde uygulanmakta olup gereken durumlarda gastroskopi, özofagoskopi, rektoskopi ve kolonoskopi gibi endoskopik metotlara da başvurulmaktadır.

    Çocuk Nefrolojisi Ünitesi

    Ünitemizde bebeklerin ve çocukların idrar yolları ve böbrek hastalıklarının tetkik ve tedavileri yapılmaktadır. Doğuştan veya sonradan ortaya çıkan enfeksiyonlar, kanamalar, kistler, tümörler, böbrek yetmezlikleri, hipertansiyon, FMF (ailevi Akdeniz ateşi), ve böbrek ve idrar yolları taşları bu ünitenin sorumluluk alanına girmektedir.

    Allerji Ünitesi

    Elazığ Hayat Hastanesi Allerji Ünitesinde; çocukluk çağında görülen astım, allerjik nezle, allerjik göz nezlesi, allerjik sinüzit, ürtiker (kurdeşen), besin ve ilaç allerjisi gibi tüm allerjik hastalıkların tetkik, tanı ve tedavileri gerçekleştirilmektedir. Allerjik deri testleri, solunum fonksiyon testleri, deri içi (intradermal) ve dilaltı (sublingual) immunoterapi (aşılama) uzman doktorlar tarafından uygulanmaktadır.

    Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi

    Elazığ Hayat Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi, yoğun bakım ihtiyacı olan tüm bebeklere gerekli desteği sağlamaktadır. Güncel bilgiler ışığında, modern tıbbi donanımıyla bebekleri kısa sürede ailelerine kavuşturmakta, ailelerin bilgilendirilmesinde ve eğitiminde gerekli kaynakları sağlamaktadır.

    Ünitede; 24'üncü gebelik haftasından itibaren erken doğum, çoğul gebelik, şeker hastası annelerin bebeği, iri bebek, anne karnında mekonyum (kendi dışkısını) yutmuş bebek, zor doğum sonucu oluşan beyin ve diğer organ hasarı gibi yüksek risk taşıyan bebeklere, gelişmiş düzeyde bakım sağlanmaktadır. Küçük hastalarına gerekli olan tüm tıbbi ve cerrahi hizmetleri sunan Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi, hastanenin yanı sıra Türkiye'de ve komşu ülkelerde yoğun bakım ihtiyacı duyan tüm yeni doğan bebeklere de sağlık hizmeti sağlamaktadır. Bu amaçla hava ve kara ambulans sistemleri ile işbirliği içinde hizmet verilmektedir.

    Çocuk Servisi

    Çocuk servisimiz yatırılarak takip ve tedavi edilmesi gereken çocuk hastalar için hazırlanmış olup, C Blok 8. katta hizmet vermektedir. Büyük bir özenle hazırlanmış olan Çocuk Servisi, Çocuk Polikliniği ve Yeni Doğan Yoğun Bakım Servisiyle aynı bloktadır. Serviste biri suit oda olmak üzere 10 hasta odası vardır. Servis koridorunda hemşire masası ve ilaç hazırlama odası vardır. Ayrıca çocuklarınızın hastaneye kolay uyum sağlanması ve zamanını neşeli bir şekilde geçirmesi için hazırlanmış oyun ve eğitim odaları vardır.

    Eğitim Programları

    Hastanemizde anne ve babaların çocuklarını büyütürken karşılaştıkları problemlerin çözümüne yardımcı olmak için düzenli olarak eğitim programları yapılmaktadır. Ders programları, anketler düzenlenerek anne ve babaların en çok dinlemek istedikleri konulara öncelik vermek suretiyle her yıl genişletilmektedir. 0-18 yaş çocuk ve ergenlerin ruhsal ve fiziksel yönden sağlıklı gelişimlerini sürdürmeleri, okul ve sosyal başarılarını arttırmaları amacıyla düzenlenen Anne Baba Okulu yeni dönem kursları için 444 22 23’i arayabilirsiniz.

     
    ENFEKSİYON HASTALIKLARI
    ENFEKSİYON HASTALIKLARI

    Enfeksiyonlar vücudumuzun her bölgesinde meydana gelebilen, bakteriler, virüsler veya parazitler tarafından oluşturulan ve bir kısmı bulaşıcı olabilen hastalıklardır. Tanı yöntemlerindeki ilerlemeler ve yeni antimikrobiyal ilaçların kullanımı sonucunda birçok enfeksiyon hastalığı teşhis ve tedavi edilebilmektedir. 

    Grip, idrar yolu enfeksiyonu, ishallerden ciddi hatta ölümcül olabilen AIDS, menenjit, tüberküloz, sarılıklara kadar çok geniş bir hastalık grubu enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından takip ve tedavi edilebilmektedir. Ateş enfeksiyon hastalıklarının en sık karşılaşılan bulgularından biri olduğu için ve enfeksiyonlar ateşin en sık nedeni olduğu için ateşi olan hastaların değerlendirilmesinde enfeksiyon hastalıkları biriminin önemli yeri vardır. 

    Mikrobiyoloji laboratuarları enfeksiyon hastalıklarının tanısında ve takibinde belirleyici rol alır. Bu hastalıklara sebep olan mikroorganizmalar kültür yöntemleri ile, serolojik testlerle veya direk incelemelerle gösterilebilir. 

    Enfeksiyon hastalıkları uzmanları özellikle yoğun bakım ünitelerinde çok dirençli mikroorganizmaların sebep olduğu hastane enfeksiyonlarını takip etmek ve bunları önlemeye yönelik ekip çalışmaları planlar ve uygular. Bu amaçla kurulan enfeksiyon kontrol komitesi uygunsuz antibiyotik kullanılmasını engelleme, enfeksiyon kontrolü için personeli devamlı eğitme, hastanenin tüm birimlerinin uygun ve etkin biçimde temizliğini denetleme görevlerini yürütür.

     

     

    GENEL CERRAHİ
    GENEL CERRAHİ

    Günümüzde kullanılan tedavi yöntemlerinin ve modern tıbbi cihazların temel dayanağı son 20-30 yıldaki gelişmelerdir. Bilgi üretimi ve tüketimi öyle hızlanmıştır ki, 5 yıl içerisinde Tıp alanındaki bilgilerin nerede ise 1/3 i geçerliliğini yitirmektedir.

    Öte yandan, Genel Cerrahi tıbbın önemli ve geniş kapsamlı alanlarından biridir. İlgi alanına giren organların ve bunların hastalıkları ve tedavilerinin çeşitliliği ve bu alanlarda süratle gelişen teknoloji, cerrahi teknik uygulamalar ve hızla biriken yeni bilgi bir kişinin genel cerrahinin her alanında aynı bilgi ve beceriyi gösterebilmesini nerede ise imkansız kılmaktadır. Bu nedenle günümüzde artık genel cerrahi yerini yavaş yavaş özel cerrahiye bırakmaktadır.

    Özel cerrahi kavramı, kabaca genel cerrahi eğitimini almış bir hekimin daha sonraki mesleki yaşamında özellikle kendi seçeceği bir genel cerrahi, yani özel cerrahi alanında daha yoğun çalışması ve bu alanda bir nevi uzmanlık geliştirmesi işlemidir.

    Her ne kadar genel cerrahi bir bütün olarak algılanıp resmi olarak böyle bir gruplandırma olmasa bile, gerek bütün dünyada gerek ülkemizde sağlık kuruluşlarında (Üniversite, Kamu Hastaneleri) da bu şekilde alt bölüm oluşturma çabaları hakimdir.

    Böylece, genel cerrahi eğitimi ile donanmış bir hekim, bir konuya konsantre olarak o konuda uzmanlaşabilmekte, konusunda ki gelişmeleri yakından takip edebilmekte ve kendini geliştirebilmektedir. Böylece tüm cerrahi konulara hakim olmaya çalışan birkaç "genel cerrah" yerine, konularına hakim birkaç "özel cerrah" ile daha kaliteli ve özgün nitelikli bir hizmet vermek mümkün olabilmektedir.

    Bu gerçekten hareketle Elazığ Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, bu konunun değişik alanlarında uzmanlaşmış öğretim üyelerinden oluşturulmuştur. Her öğretim üyesi kendi alanından sorumlu olacak ve böylece etkili, yeterli ve kaliteli bir sağlık hizmeti vermek mümkün olacaktır. Daha da önemlisi, her öğretim üyesi ayrı bir makine gibi değil, bir makinenin uyumlu çalışan bölümleri gibi davranacaktır. Cerrahi endikasyonlar ve uygulamalar bireysel kararlara değil grup kararına bağlı olacak ve bu da beraberinde ciddi bir oto kontrol mekanizması yaratacaktır.

    Başka bir deyişle, artık hastanemiz Genel Cerrahi Bölümüne müracaat eden bir hasta "sorunu ile ilgili bir uzman" arayışı içinde olmayacaktır. Cerrahi ekip elemanlarından biri tanıyı koyduktan sonra hastayı bu konunun uzmanına devredecek, veya hasta tanısı konmuş olarak müracaat ediyor ise doğrudan konunun uzmanı tarafından görülüp değerlendirilecek ve tedavisi düzenlenecektir.

    Genel Cerrahi Kavramı Nedir?

    Hekimlik uygulamaları içine tedavi edici cerrahi uygulamaların girmesi ile birlikte "Cerrahlık" ayrı bir hekimlik dalı olarak benimsenmiş ancak, o dönemlerdeki cerrahi yöntemlerin sınırlı olması nedeni ile tüm cerrahi branşlar "GENEL CERRAHİ" adı altında ele alınmıştır. Oysa gelişmelere paralell olarak giderek ayrı organ ya da sistem cerrahi uygulamaları genel cerrahinin bölünüp değişik cerrahi branşların çıkmasına neden olmuştur. Bu anlamda değerlendirdiğimizde beyin cerrahisi, kulak-burun-boğaz, göz, akciğer cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi, üroloji (böbrekler, idrar yolları mesane ve erkek genital organları), kadın-doğum, ortopedi, plastik cerrahisi, çocuk cerrahisi gibi cerrahi branşlar Genel Cerrahi den ayrılmışlardır.

    Bugün "Genel Cerrahi" denince: tiroit cerrahisi, meme cerrahisi, yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklar, makat hastalıkları (hemorroid...), karaciğer, pankreas, safra kesesi ve safra yolları, fıtık cerrahisi anlaşılmaktadır.

    Görüldüğü gibi, günümüz genel cerrahi kavramı bile oldukça farklı organ ve sistemleri içermekte ve bu konuların tamamına bir kişinin ("genel cerrah") eskiden olduğu gibi hakim olmasına pek imkan bulunmamaktadır.

    Bu nedenle, günümüzde bu konuların tamamını kapsayan tek bir genel cerrahi eğitimi olmakla beraber, genel eğilim genel cerrahi uzmanlığı sonrasında belli konularda uzmanlaşmak gerektiği yönündedir. Bu anlamda Genel Cerrahi'yi Hepato-pankreato-biliyer Sistem veya Karaciğer-pankreas-safra kesesi ve Yolları Cerrahisi, Gastro-intestinal Cerrahi veya Sindirim Sistemi Cerrahisi (yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklar ve makat bölgesi hastalıkları) ve Tiroit (endokrin) - Meme Cerrahisi olarak ele almak genel bir uygulamadır.

    GÖZ HASTALIKLARI
    GÖZ HASTALIKLARI

    Elazığ Hayat Hastanesi Göz Merkezi'nde muayene ve ameliyatlar; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, glokom, kornea, üvea-retina, vitreoretinal cerrahi, şaşılık, nörooftalmoloji, oküloplastik, kontakt lens konularında deneyimli doktorlar tarafından en ileri muayene ve tetkik cihazları kullanılarak yapılmaktadır.

    Göz muayenelerinde Otorefraktokeratometre, Airpuff ve Aplanasyon Tonometreleri (göz tansiyonu ölçümü için), Biyomikroskop, Direkt ve İndirekt Oftalmoskop gibi bilgisayarlı ve manüel ölçme ile değerlendirme cihazları kullanılmakta, hasta bilgileri yine bilgisayar ortamında saklanmaktadır. Gözün tüm ameliyatlarında deneyimli cerrahlar tarafından uygulanan en modern teknikler ve cihazlar kullanılmaktadır. Katarakt ameliyatları hastaların hemen hepsinde damla anestezi ile dikişsiz Fakoemülsifikasyon tekniğiyle yapılmaktadır. Diyabete bağlı ileri görme kaybında pars plana Vitrektomi ile İnternal Limitan Membran soyulması, ileri yaşa bağlı Makula dejeneresansında fotodinamik tedavi ve foveal translokasyon ameliyatları da dahil olmak üzere her türlü komplike vitreoretinal cerrahi, başarıyla gerçekleştirilmektedir. Kornea nakilleri göz bankalarından temin edilen donör kornealar kullanılarak yapılmaktadır.

    Glokom (göz tansiyonu), şaşılık ve retina dekolmanı ameliyatları göz için en uygun yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Miyop, astigmat ve hipermetropinin düzeltilmesi için yapılan Excimer Laser uygulamaları, Lasik yöntemiyle ve damla anestezisiyle yapılmaktadır.

    Excimer Laser

    Korneanın eğiminin değiştirilmesiyle göz numarasının değiştirilebileceği fikri, 25 yıl önce Fyodorov'un 'çizik' ameliyatlarını gündeme getirdi. Miyoplarda kornea, elmas bıçaklarla belirli şekillerde çizilerek düzleştiriliyordu. Bu yöntemle alınan nispi memnuniyet daha mükemmel yollar aranmasını gerektirdi. 20 yıl önce araştırıcılar Excimer laser’in 0,25 mikron kalınlıkta ve tutarlılıkla ablasyon (dokuyu adeta buharlaştırarak yok etme) yapabildiğini keşfettiler. Bu konudaki ilerlemeler Excimer laser’in kırma kusurlarını düzeltmekte son derece tutarlı, kontrollü ve güvenilir hale gelmesini sağladı. Dünyada ve ülkemizde yaklaşık 15 yıldır milyonlarca insanın Excimer laser ile kırma kusuru tedavisi gerçekleştirildi. Her laser atımı korneal hücreler arasındaki moleküler bağları çözer. Bu işlem 0,25 mikron kalınlığa kadar duyarlıdır. Excimer laser’de laser ışını, hedeflediği dokuyu hedeflenen kalınlık ve genişlikte ortadan kaldırır ve böylece gözün kırıcılığı istenilen şekilde değiştirilmiş olur. Bu yöntemde göz çizilmediği için basınç değişiklikleri göz bütünlüğünü tehdit etmez. Laserin etkisi sadece korneanın belirli bir bölgesine olacağından, laser gözün görme merkezlerine zarar vermez. Başlangıçta PRK denilen yöntem kullanılırken artık günümüzde gözün durumuna göre Lasik yada Lasek yöntemi uygulanmaktadır. Hangi göze hangi yöntemin uygun olacağı konusu çok önemlidir ve ancak detaylı incelemelerle anlaşılabilir.

    Lasik

    1994 yılından beri uygulanan bu yöntem, Lasik Excimer Laser’in korneada bir kapak (flep) oluşturularak yapılan şeklidir. Laser yapıldıktan sonra kapak tekrar yerine yatırılır. Lasik yöntemi sayesinde laser sonrası duyulan ağrı çok azalmıştır. Hemen ertesi gün yeterli görmeye kavuşulur. Lasik’te yüksek numaralara da laser imkânı vardır. Korneada belirgin bir leke oluşmaz. Lasik’ten sonra numaranın geri dönmesi nadirdir. Numaranın stabilizasyonu 1 ay içinde tamamlanmış olur. 1 ay sonunda hala gözlük ihtiyacı duyulacak kadar numara artığı varsa mevcut kapak kaldırılıp tekrar laser yapılabilir. Lasik, uygun gözlerde +6,00 hipermetropiden -12,00 numara miyopiye dek başarılı sonuçlar vermektedir. Refraktif cerrahide amaç gözün numarasını azaltmak, mümkünse tamamen gidermektir. Ameliyat sonrası hasta gözlüksüz olarak gözlükle görebildiği kadar görmeye kavuşmuşsa başarılı sonuca ulaşılmış olunur. Excimer laser tedavisi sağlıkla ilgili standartların çok sıkı kurallara olduğu A.B.D.'de FDA onayı almıştır ve bugüne kadar milyonlarca göze Excimer laser uygulanmıştır. Lasik damla anestezisi altında yapılır. Göz kapakları bir ayırıcı ile açılıp hastanın göz kırpması önlenir. Korneanın merkezi işaretlendikten sonra korneada kapak yaratacak olan mikrokeratom göze yerleştirilir. Kapak hazırlanırken keratomun yaptığı basınç nedeniyle 3-4 sn ışık hissi kaybolur. Keratom çıkartıldıktan sonra kapak açılır ve kornea yatağına laser yapılır. Laser işlemi çoğu zaman 1 dakikayı aşmaz. Sonra göz iyice yıkanarak kapak eski yerine yatırılır ve göze yapışması sağlanır. Antibiotikli damla damlatılarak işlem sona erdirilir. Ameliyat sonrası iki gün; hafif yanma, batma, sulanma olabilir. Lasik sonrasında kapağın kırışmaması çok önemlidir. Bu yüzden ilk günler daha önemli olmak üzere 1 ay boyunca gözlerin ovuşturulmaması gereklidir. Kapak kırışıklığı oluşursa kapak hekim tarafından tekrar yerine yerleştirilebilir.

    Lasek

    Korneası Lasik için yeterli kalınlıkta olmayan hastalara uygulanır. Bu yöntem de damla anestezisi altında yapılır. Hasta laser sırasında bir ağrı hissetmez. Bu yöntemde kornea ön tabakası kaldırılır ve sonra laser yapılır. Laserden sonra kaldırılan tabaka yerine yatırılır ve üzerine kontakt lens konur. Kaldırılan tabaka tekrar kendini tamir edene dek (4-5 gün) kontakt lens yerinde kalır. İlk 1-2 gün hafif ağrı, batma, yanma, kızarıklık olabilir. Görme, ameliyatın ertesi günü düzelmeye başlar. Tamamen düzelme ise, Lasik yöntemine göre daha yavaş ve uzun sürede (genellikle 3-4 hafta) gerçekleşir.

    Göz Merkezimiz Cihazlarından Bazıları :

    • Topcon Compuvision bilgisayarlı göz muayene sistemleri
    • Zeiss Visu200 ve Visu210 Oftalmik mikrocerrahi ameliyat mikroskopları
    • Alcon Legacy2000 fakoemülsifikasyon cihazları
    • Allergan Diplomax fakoemülsifikasyon cihazı
    • Alcon Acurus Vitrektomi+fakoemülsifikasyon cihazı
    • Optikon Asistan fakoemülsifikasyon cihazı
    • Schwind Esiris Excimer Laser
    • Argon Laser
    • YAG Laser
    • Zeiss IOLMaster
    • Zeiss OCT (Oküler Koherens Tomoğraf)
    • HRII Dijital FF+ICG Anjiograf
    • Oculus Bilgisayarlı Perimetre (Görme Alanı)
    • Korneal Topoğraf
    • Wavefront Analizör
    • Bausch&Lomb Orbscan IIz
    • A-B Scan Göz Ultrasonoğrafı
  • KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM
    KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

    Kendi alanında, tıp dünyasındaki her gelişimi yakından izleyen ve uygulayan Elazığ Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü; kadın hastalıkları, hamilelik, doğum öncesi ve doğumla ilgili problemlerin çözümünde de modern tıbbın tüm olanaklarıyla hizmet vermektedir.

    Elazığ Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nün bir ayrıcalığı da verdiği hizmetlerle her zaman Türkiye’de ilkleri gerçekleştiren, Türkiye’nin ilk Tüp Bebek Merkezi ile iç içe bulunmasıdır. Koordineli çalışma avantajı sağlayan bu durum sayesinde İnfertilite (kısırlık) tedavisi, psikolojik danışmanlık hizmetleri, tüp bebek uygulamalarında embriyolarda genetik inceleme (PGT), tekrarlayan düşüklerin tanı ve tedavisi, prenatal (doğum öncesi) tanı ve riskli gebeliklerin takibi gibi alanlarda son derece başarılı uygulamalar yapılmaktadır.

    Ailelerin en değerli varlığı olan bebekler, doğar doğmaz deneyimli Elazığ Hayat Hastanesi Yeni Doğan ekibi tarafından yaşamın ilk anından itibaren özenli bir bakım görmektedir.

    Hastanede kalınan süre zarfında Elazığ Hayat Hastanesi Yeni Doğan ekibi tarafından verilecek eğitimler, evde yaşanabilecek sorunları en aza indirmeyi hedeflemektedir. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, annenin beslenmesi ile ilgili danışmanlık hizmetleri için Elazığ Hayat Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü ile ortak çalışılmaktadır.

     

     

    KULAK BURUN BOĞAZ
    KULAK BURUN BOĞAZ

    Bölümümüzde, modern teknolojik donanım desteği ile yapılan çalışmalar; tıbbi, etik ve akademik açıdan en üst düzeyde yürütülmektedir. KBB ekibimizin, dünyanın en prestijli dergileri başta olmak üzere, ulusal/uluslararası dergilerde yayınlanmış yüzü aşkın bilimsel eseri bulunmaktadır. Hastanemizin KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü'ne başvuran hastaların; acil, poliklinik ve yatarak tedavileri gerçekleştirilmektedir.

     

    LABORATUVAR HİZMETLERİ
    LABORATUVAR HİZMETLERİ

    Bir referans laboratuvarı haline gelen bölüm, kendi bünyesi yanında çeşitli sağlık kuruluşlarına da hizmet vermekte ve daha da önemlisi bir takım nadir yapılabilen, özellikli testleri sunabilmektedir. Klinik Biyokimya biriminde, Hormon, Hematoloji-Koagülasyon, İlaç Düzeyleri, Tümör Belirteçleri bölümlerine kabul edilen testler yapılmaktadır.

    Hormon Bölümü’nde, özellikle infertilite takibinde, metabolizmanın hareketinde ciddi role sahip tiroit hormonlarının incelenmesinde, vitamin düzeylerinin ölçülmesinde ve kalp hastalıklarının değerlendirilmesinde yer alan testleri çalışılmaktadır. Aynı birimin bünyesinde tüm sistemin kanser varlığı yönünden araştırılması hakkında bilgi veren kanda tümör belirteçleri de ölçülür.

    Hematoloji-Koagülasyon Bölümü, çok parametreli kan sayımı, kanama ve pıhtılaşma bozukluklarının tespitinde yer alan bir dizi testleri içerir. Aynı zamanda çok nadir merkezde çalışılabilen, ancak klinik değerinin büyük önem taşıdığı aspirin ve clopidogrel kullanımına olan hassasiyeti ölçebilmekteyiz. Cerrahi öncesi ve cerrahi esnasında kan transfüzyonunun gerekliliğini belirlemede ve böylece gereksiz kan kullanımının minimalize edildiği tromboelastografi cihazından faydanılmaktadır.

    İlaç Düzeyleri Bölümü’ nde, kalp hastalıkları için kullanılan ilaçlar, nörolojik problemler nedeniyle alınan ilaçlar, organ transplantasyonu yapılan hastalarda organ reddini baskılamak amacıyla kullanılan ilaçlar ve kemoteropetik ilaç düzeylerine bakılmaktadır.

    Hekimlerin talepleri dışında, yapılan araştırmalar neticesinde, tıp alanında kabul görmüş, tanıda önem taşıyan testler hakkında bilgi toplamak ve bu bilgileri hekimlerle paylaşmak da Biyokimya Laboratuvarı’nda verilen hizmetlerdendir. Hekimlerle birlikte karar verildikten sonra bu testler, Biyokimya Laboratuvarı’nın paneline eklenir ve bu da laboratuarın verdiği hizmet kalitesini güncel tutmak adına gösterdiği en büyük çabadır.

    NÖROLOJİ
    NÖROLOJİ

    Nöroloji sinir sisteminin anatomik ve fizyolojik özellikleri ile çeşitli nedenlerle ortaya çıkan bozukluklarını ve klinik sendromlarını inceler. Günümüzdeki bilimsel gelişmeler, doğal olarak nörolojiye de yansımış ve nörolojinin alt bölümleri ortaya çıkmıştır. İyi organize olmuş nöroloji bölümleri, bu yapılanmayı oluşturabilen kuruluşlardır. Çeşitli nörolojik hastalıkların tanı ve tedavileri ancak bu işbirliğini gerçekleştirebilen nörolog grubu tarafından, en iyi şekilde yapılabilmektedir. Elazığ Hayat Nöroloji Bölümü bu anlayışla yoluna devam etmektedir.

    Nörolojinin ilgilendiği hastalıklar

    • Beyin damar hastalıkları
    • Baş ağrısı (migren), epilepsi (sara)
    • Periferik sinir hastalıkları
    • Kas hastalıkları
    • Multipl Skleroz ve benzeri hastalıklar
    • Uyku bozuklukları
    • Baş dönmesi
    • Parkinson hastalığı
    • Alzheimer ve benzeri demans hastalıkları
    • Beyin ve omurilik tümörleri ve iltihaplanmaları

    Modern tıp uygulamalarında, gelişmiş laboratuvar çalışmaları önemli katkı sağlamaktadır. Laboratuar, nörolojik hastalıkların tanı ve tedavilerinde önemli yer tutmaktadır. Özellikle beyin damar hastalıklarında çok önemli olan radyoloji bölümü, kesintisiz hizmet vermektedir. CT, MR, Anjiografi, girişimsel nöroradyoloji uygulamaları nörolojik hastalıkların teşhislerinde ve tedavisinde önemli yer tutmaktadır. Başta epilepsi ve bilinç bozuklukları olmak üzere çeşitli hastalıklarda tanı da önemli olan uyanıklık ve uyku EEG tetkiklerinin yapıldığı EEG Laboratuvarı, uyku bozukluklarında kullanılan tüm gece Uyku Laboratuvarı ve sinir ve kas hastalıklarının tanısında kullanılan EMG ve Uyarılmış Yanıtlar Laboratuvarı Nöroloji Bölümü’nün belli başlı laboratuvarlarını oluşturmaktadır.

  • ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ
    ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ

    Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, kas-iskelet sistemindeki doğumsal ve edinsel hastalıkları hastanemizde yer alan tüm bölümlerle dayanışma ve işbirliği içinde inceleyen, teknolojinin geniş olanaklarından yararlanarak teşhis eden, hastalara en uygun medikal ve cerrahi tedaviyi bilimsel düzeyde planlayarak uygulamaktadır. Hastalar, tedavi planları ile ilgili olarak uzman doktorlarımız tarafından tüm ayrıntılarıyla bilgilendirilmektedir. Ortopedi ve Travmatoloji, teknoloji ve bilimsel ilerlemelerin ışığında en hızlı gelişen, değişen ve hatta kapsamı artan dalların başında gelmektedir.

    Alt Dalları:

    • Artroplasti cerrahisi (eklem protezleri)
    • Spor travmatolojisi
    • Boy uzatma ve bacak eşitsizlikleri
    • Çocuk ortopedi ve travmatolojisi
    • El cerrahisi ve mikrocerrahi
    • Diz cerrahisi ve artroskopik cerrahi
    • Omuz ve dirsek cerrahisi
    • Ortopedik onkoloji
    • Ayak ve ayak bileği cerrahisi
    • Kemik İltihapları (Osteomyelit) tedavisi
     
    RADYOLOJİ
    RADYOLOJİ

    Tamamen dijital teknoloji ile çalışan sistemlerden elde edilen dijital görüntüler, yine dijital ortamda arşivlenmektedir. Konvansiyonel yöntemlerde elde edilen görüntülere göre daha detaylı, inceleme süresi daha kısa, tanıda daha yeterli görüntüler elde edilebilmektedir ve bu görüntüler özel iş istasyonlarında deneyimli uzman doktorlar tarafından incelenmektedirler. Günümüzde Radyoloji bölümünde olabilecek tüm olanaklar yani:

    • Direkt radyografi sistemleri +Panaromik Röntgen + CR teknolojisi,
    • Dijital floroskopi,
    • Dijital mammografi,Tomosentez, Stereotaktik Vakum Biyopsi Cihazı
    • Ultrasonografi + Doppler Ultrasonografi,
    • Multi Dedektör Bilgisayarlı Tomografi (256 kesit flash BT),
    • Magnetik Rezonans Görüntüleme (1.5 tesla),
    • Dijital Anjiografi (DSA),
    • Girişimsel Radyoloji,
    • PACS (Görüntü arşivleme ve iletişim sistemi), hastanemiz Radyoloji bölümünde mevcuttur.

    Panoramik ve direkt radyolojik incelemeler:

    Tüm direkt grafiler, CR sistemler ile dijital olarak elde edilmektedir. Her türlü rutin direkt grafiler ve özel direkt incelemeler (skolyoz, orthorontgenografi, Panoramik grafi ve Sefalometri v.s.) yapılmaktadır. Ayrıca hastanedeki yatan hastalarımıza gerekli görülen durumlarda portable radyografi hizmeti verilmektedir.

    Cihazlarımız:

    • Siemens Iconos R-200
    • Siemens Multix PRO
    • Siemens Multix TOP
    • Siemens Portable X-Ray cihazları
    • Fuji CR sistemleri (CR-Propect, CR-Capsula)
    • Gendex Orthoralix 9200 Panaromik röntgen cihazı.

    Dijital Floroskopi İncelemeleri

    Floroskopi altında her türlü gastrointestinal sistem grafileri (Özefagus, Çift kontrast, Mide düodenum, İnce barsak, Çift kontrast kolon grafileri), ürolojik radyolojik tetkikler, HSG, ayrıca skopik kontrol altında yapılan ERCP gibi ileri incelemeler yapılabilmektedir.

    Cihazımız: Siemens Iconos R-200 dijital floroskopi cihazı.

    Dijital mammografi incelemeleri

    Meme görüntülemesinde yeni bir teknoloji olan Dijital Mamografi+Tomosentez artık meme hastalıklarının teşhisinde ve meme kanseri taramasında temel tanı yöntemi olmuştur. Klasik mamografiden farklı olarak, elektronik algılayıcılar kullanarak dijital ortamda görüntüler elde edilir. Daha sonra bu görüntüler yüksek çözünürlüklü özel monitörlerde incelenir. Büyütme, ölçüm ve kullanılan X-ışının dozuna bağlı olmadan kontrast ayarı gibi postprocessing işlemleri yapılabilir. Dijital Mammografinin üstünlükleri:

    • İnceleme süresi kısadır. Çekimden sonraki 1 dakika içinde görüntüler ekrandan izlenebilir. Görüntülerin yeterliliği konusunda bilgi sahibi olunur.
    • Radyasyon dozu klasik mamografiden daha düşüktür.
    • Kontrast çözünürlüğü normal mamografiye göre daha yüksektir. Mikrokalsifikasyon ve küçük lezyonlar daha kolay ayırt edilebilir. Lezyonlar 3 boyutlu olarak değerlendirilebilir. Bu, özellikle yoğun ve fibrokistik meme dokusunun değerlendirilmesini kolaylaştırmaktadır. Meme kanseri ve saptanan lezyonlar daha ayrıntılı bir taramadan geçirilmektedir.
    • Mamografi kılavuzluğunda stereotaktik biyopsi ve işaretleme işlemleri yapılmaktadır. Vakum biyopsi genellikle ultrasonda görülmeyen ve tanı için daha fazla dokunun istendiği mikrokalsifikasyon varlığında kullanılmaktadır. Daha kısa sürede daha fazla doku alınabilmekte, bu sayede doğru tanı şansı büyük oranda artmaktadır. Oluşabilecek kanama vakumla çekildiği için komplikasyon oranı çok düşüktür.
    • Yine operasyon öncesi lezyon tel ile işaretlenerek tüm lezyonun çıkarılması sağlanmaktadır.
    • Görüntüler dijital ortamda arşivlenmekte ve dijital olarak aktarılabilmektedir.

    Cihazımız:

    • Hologic Tomosentez Mamografi Cihazı ve Özel Çalışma İstasyonu
    • Hologic Stereotaktik Vakumlu Biyopsi Cihazı

    Ultrasonografi ve Doppler ultrasonografi incelemeleri

    Gelişmiş ultrasonografi cihazlarının sahip olduğu yüksek çözünürlük, görüntü kalitesinin mükemmeliyeti tanısal kolaylık sağlamaktadır. Yenilenen ultrasonografi cihazlarımızla, özel olarak hazırlanmış odalarda hizmet vermekteyiz. Bölümümüzde tüm ultrasonografi incelemeler ve ultrasonografi eşliğinde girişimsel yöntemler uygulanmaktadır.

    Cihazlarımız:

    • 4 adet Siemens Acuson Antares Ultrasonografi ve Doppler Ultrasonografi cihazı.
    • Siemens X-300 - Sonosite - Titan Portable Ultrasonografi + Doppler Ultrasonografi cihazı.

    Bilgisayarlı Tomografi İncelemeleri

    Mevcut BT sistemimizde çok kısa sürede, çok ince kesitlerle geniş vücut alanları çok daha yüksek çözünürlükte incelenebilmekte ve böylece tüm toraks ve batın tetkikleri tek nefes tutma süresinde tamamlanabilmektedir.

    Yeni cihazımız ile koroner anjiografi, hiçbir girişim yapılmadan, katetersiz ve yalnızca bir nefes tutma süresinde yapılabilmektedir. Üstelik en ince damarlara bile girebilen bu işlem kansız olarak ve göz açıp-kapama süresinde bitmektedir. Koroner damar hastalığı taraması yaparak, koroner arter hastalığı açısından risk grubunda olduğu halde hiçbir kalp rahatsızlığı olmadığını düşünen, sağlığı yerinde gibi görünen veya yarından habersiz yaşayanlara bugünden gelecekteki tehlikeyi göstererek önlem alınmasını sağlar.

    Artık en iyi koroner ve vasküler yapıların görüntülenmesi, kalp anatomisinin ve fonksiyonun değerlendirilmesi ve kalp adelesinin görselleştirilmesi, gerçekleştirebileceğimiz seçenekler arasındadır. Kalp anjiografisi dışında, tüm anjiografik işlemler de benzer şekilde hiçbir girişim yapılmadan tek enjeksiyonla damardan kontrast madde vererek tek nefes tutma süresinde gerçekleştirilmektedir. Böylece anevrizma, damar darlığı, tıkanıklığı ve pıhtı atması gibi birçok hastalığın kesin tanısı hızlı ve kolay olarak konabilmekte, tüm damarlar oldukça kısa zaman içerisinde 3 boyutlu olarak görüntülenebilmektedir. Daha kolay ve hızlı bir yöntem olup, tetkik sonrası hastanede yatma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.

    Tüm akciğer, 5-6 saniye gibi kısa bir sürede, 0.6 mm’lik ince kesitlerle taranabilmektedir. Böylece akciğer hastalıklarının ve akciğer kanserinin erken tanısı mümkün olmaktadır. Özel geliştirilmiş Bilgisayar Tomografi tetkiklerini kullanarak akciğerlerle ilgili nodüller kolaylıkla tespit edilebilmekte, akciğerlerle ilgili muhtemel akciğer kanseri olabilecek nodüllerin görüntülenmesi ve değerlendirilmesi sağlanarak bu amaçla çok düşük dozda ışın kullanılarak kanser tarama programları sağlıklı bireylerde uygulanabilmektedir.

    3 boyutlu inceleme ve yüksek rekonstrüksiyon teknolojisi sayesinde hastalar için son derece sıkıntılı olabilen endoskopik tetkikler (bronkoskopi, kolonoskopi, sistoskopi) hiçbir girişimde bulunmadan rutin inceleme kapsamında sanal ortamda yapılabilmekte ve 3 boyutlu olarak görüntülenmektedir.

    Özet olarak,

    • Daha hızlı çekimler, daha yüksek çözünürlük ve 3 boyutlu görüntüleme,
    • Yüksek kalitede BT anjiografi (Serebral, karotis, aortografi, periferik anjio),
    • Koroner BT anjiografi ve Kalsiyum skorlama,
    • Organ nakli öncesi değerlendirme, volumetri,
    • Geniş vücut alanlarının kısa sürede taranabilmesi,
    • Acil servise göğüs ağrısı nedeni ile müracaat eden hastalarında etyolojinin aranması (Aort diseksiyonu, pulmoner emboli v.s. erken tanısı),
    • BT-Kolonografi ve BT-Bronkografi gibi işlemler.
    • Cihazımız: Siemens Definition Flash 256

    Manyetik Rezonans Görüntüleme ( MRG )

    MRG sistemimiz en son teknolojik gelişmeleri içeren 1.5 Tesla SIEMENS Avanto MRG cihazı ile yenilenmiştir. Her bölge için yeterli ve özel coil’ler ve programlarla donanmış bu cihazla:

    • Beyin, göz, iç kulak ve kulak yapıları, hipofiz, çene eklemi, beyin atardamar ve toplardamar sistemleri gibi kafa bölgesine yönelik incelemeler,
    • Boyun yapısı, gırtlar, yutak, tükürük bezleri, dil ve çevre yapıları,
    • Akciğerler, kalp ve kalple ilişkili büyük damarlar,
    • Karın içi organlar, alt karın bölgesi,
    • Boyun, sırt ve bel bölgesi omurga patolojileri,
    • Omuz, kol, dirsek, el bileği, el, kalça, uyluk, diz, bacak, ayak bileği ve ayak gibi uzuvların ve eklemlerin değerlendirilmesi gibi standart incelemelerin yanısıra:
    • Tüm vücut anjiografi
    • MR spektroskopi,
    • Kranial ve abdominal diffüzyon görüntüleme,
    • Perfüzyon MRG,
    • MRCP, MR pyelografi ve MR myelografi.
    • BOS akım çalışması,
    • Kinematik incelemeler,
    • Tüm vücut metastaz tarama
    • Dinamik doku (karaciğer, meme, tümör ) MRG incelemeleri,
    • Bölgesel MR anjiografik incelemeleri,
    • MR Kılavuzluğunda Meme Biyopsi İşlemleri yapılabilmektedir.

    MR Kılavuzluğunda Meme Biyopsi Mamografi ve Ultrason’da görüntülenemeyip MR’da görüntülenebilen lezyonların tanısı için kullanılan bir yöntemdir. Bu hasta grubu için gereksiz sık kontroller veya ameliyat yerine MR eşliğinde biyopsi yapılarak doğru tanı konmakta ve doğru tedavi planlanabilmektedir.

     

    ÜROLOJİ
    ÜROLOJİ

    Ürolojik hastalıkların değişik alt gruplarına ait tüm tetkik ve tedavi işlemleri için deneyimli bir kadro sahibi olan kliniğimiz, özellikle son yıllarda giderek daha yaygın uygulama alanı bulan ve sıklıkla da prostat cerrahisi ile taş hastalıklarında olmak üzere, günümüz teknolojisinin tıbbi uygulamalara sunduğu tüm kapalı ameliyat girişimleri için gereken sistemleri mevcuttur.

    İÇ HASTALIKLARI
    İÇ HASTALIKLARI

    Günümüz modern tıbbında bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak İç Hastalıkları birimi (Genel dahiliye) kendi içinde birçok yan dala ayrılmakla beraber erişkin hasta grubunun cerrahi dışı tüm şikayetlerinin direkt çözüm merkezi olmaya devam etmektedir.

    Ateşli hastalıklardan metabolik hastalıklara, böbrek hastalığından, karaciğer hastalıklarına tüm sorunların başvuru ve çözüm merkezi İç Hastalıkları Ünitesi'dir.

    Nefroloji, Endokrinoloji, Gastroenteroloji, Göğüs Hastalıkları, Hematoloji, Onkoloji, Enfeksiyon Hastalıkları, Romatoloji İmmunoloji-Allerji, Diabet, Kardiyoloji gibi kendini hızla yenileyen yan dallar hep Dahiliyenin içinden doğmadır.

    Karın ağrısı olan hastamız da sindirim sistemi problemi olan da, iştahsızlığı olan da, öksürüğü olan da öncelikle Dahiliye Polikliniği’ne başvurmaktadır. Doğrusu da genel yaklaşım, hastayı objektif değerlendirmek ve tedavi etmek genel dahiliyenin temel prensibidir.

    İç hastalıkları Uzmanı tanısını koyduğu hastayı cerrahi tedavi gerektiği durumlarda genel cerrahi başta olmak üzere tüm cerrahi branşlara yönlendirmektedir.

    Yine ameliyat öncesi-ameliyat sonrası birçok vakanın kalp, akciğer (solunum), böbrek-karaciğer problemlerinin çözümüne direkt devreye giren ve sorunu çözen birim İç Hastalıklarıdır.

    Özetle erişkinlerin sağlık sorunlarının tümünde ilk başvuru merkezi ve çözüm ünitesi İç Hastalıkları Birimidir.

    İç Hastalıkları Bölümü ( DAHİLİYE ) şeker hastalığı, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları,kan hastalıkları, sindirim sistemi (mide ve barsaklar)hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, hormon hastalıkları ve şişmanlık gibi problemlerinizde başvurmanız gereken bir bölümdür.

    Dahiliye bölümümüzde ayrıca her yaşa, cinse ve şikayetlere göre özel ayarlanmış check up programları ve el, ayak terlemeleriyle ilgili tedaviler de uygulanmaktadır..

    El Terlemesi

    El terlemesi kişiler için çok can sıkıcı bir konu olabilir. Eli çok terlediği için el sıkışmaktan çekinen birçok insan olabilir.

    Fazla terlemenin nedenleri:

    • Hanımların menopoza girdiği dönemlerde,
    • Troid bezi fonksiyon bozuklukları (Guatr),
    • Şeker düşmesi veya çıkması,
    • Tüberküloz (verem) gibi kronik infeksiyon hastalıkları,
    • Tümör hastalıkları,
    • Nörolojik hastalıklar,
    • Obezite (şişmalık),
    • Psikolojik faktörler.

    İyontoforez Tedavisinin Prensipleri

    Eller yarısına kadar musluk suyu ile doldurulmuş kap içine sokulur. Kabın içinde (+) veya (-) elektrotlar bulunmaktadır. Özel bir alet ile elektrotlara doğru akım (20mA) verilir. Bu seanslar 15 - 20 gün ve 25 dakika tekrarlanır. Seansların sonucunda hastaların %90'ına varan bir kesiminde terlemede belirli azalmalar görülür. Daha sonra haftada bir defa yapılan seanslar terlemenin tekrar başlamaması için yeterlidir. Bu tedavi, dahiliye uzmanları eşliğinde uygulanmaya başlanmıştır. Terleme şikayetleri olan kişilerin ilk önce bu tür bozukluklarının olup olmadığını araştırmak, varsa tedavi etmek gerekir. Bu nedenle bu tür şikayetleri olan kişilerin dahili bir kontrolden geçirilmesi gerekir. Hiçbir nedeni olmayan lokal el ve ayak terlemelerinde ise basit bir tedavi olan İyontoforez çok büyük faydalar sağlamıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu yöntemin %90'lara varan bir başarı sağladığını ve diğer tedavi yöntemlerine göre hem yan etki hem de kolaylık açısından çok büyük avantajlarının olduğunu göstermiştir. Bu tedaviden fayda göremeyen hastalara ağızdan ilaç tedavisi bundan da fayda göremeyenlere cerrahi tedavi uygulanabilir. İlaç tedavisinin ağız kuruluğu, denge bozukluğu, görme bozukluğu gibi ciddi sistematik yan etkileri vardır. Cerrahi tedavi ise endoskopik yöntem ile yapılan ve çok da basit olmayan bir girişimdir.

    Kimlerde Uygulanamaz

    • Hamile kadınlar,
    • Kalp pili olanlar,
    • Metal ortopedik implant taşıyanlar dışında herkese uygulanabilir.

     

Sağlık Köşesi  

  • Öncelikle sebze ve meyvelerin toz, toprak ve ilaç kalıntılarından temizlenmeleri için bol suda iyice yıkanması gerekir. Kabuklu sebzeler soyulurken dikkat edilmediğinde, sebzenin önemli bir kısmı kabukla beraber atılır. Yaprak sebzelerin dış kısımlarının büyük oranda atılması, uçlarının derin kesilmesi veya tamamen kesilip atılması en çok uygulanmakta olan yanlış hazırlama yöntemleridir.
  • Kronik hastalıkların en önemli özelliği, aile hikayesi ve genetik temel gibi bazı değiştirilemez etkenlerin dışında altta yatan nedenlerin birçoğunun tamamen önlenebilir risk faktörleri olmasıdır. Bu risk faktörlerinin önde gelenleri sağlıksız beslenme,yetersiz hareket ve obezitedir. Sağlıksız beslenme sonucu obezite ve Tip 2 diyabet riski artmaktadır.
    Diyabet ve Sigara

    13.03.2017 15:47:10

Doktorlarımız